Yavaş yavaş kış zamanına girdiğimizi gösteriyor sanırım bu sabah ki hava. Böyle buğulu ve kasfetli havaları pek sevmiyorum. Sanki bir yandan tüm kötülükler çevrede toplanmışta an kolluyormuş gibi, bir yandan da öyle sıkılmışki hava bu durumdan bizim ona yansıttığımızı oda bize yansıtıyormuş gibi.. Aslında ikiside birbirine benziyor.
Hep karşımıza gelen insanların güvenilir, sevgi dolu, belki biraz sorunlu ama içi dışı bir olup hep kendi gibi olan birisinin çıkmasını isteriz. Beklediğimiz kişi sizce böyle bir durumda kusursuzmudur? Gözlemlerime göre sanmıyorum. Bir pürüz hep çıkacaktır. Doğru olan da budur zaten. Karşınıza gelen kişinin doğru kişi olduğu yanılgısına hemen kapılmamanız gerekir. Aşık olabilirsiniz, çok seviyor olabilirsiniz eğer bu durum takıntı durumuysa zaten söylediklerimden bir şey anlamıyorsunuz demektir. Genede bir gözünüzü açık tutun. Onun değişeceğine bir şekilde inandırmayın kendinizi. Ancak o kendine inanırsa değişim gösterir. Onu kendi isteklerinize göre şekillendirmeyin. O zaman ne anlamı kalır ki?
Çevrenizdekilerin sizi anlamadığını mı düşünüyorsunuz?.. Gelin bu işe farklı açıdan bakalım. Kişilik&Karakter&Sosyal&Toplum ilişkileri
19 Ekim 2015 Pazartesi
16 Ekim 2015 Cuma
Koşullar ve olaylar kim olduğumuzu etkilemiş olabilir..
Fark ettiniz mi ? İnsanlar bu sosyal medya da paylaştıkları sözleri gayet akla yatkın paylaşıyorlar ve öyle insanlar paylaşıyor ki sizlere belki de yaşattıkları şeylerden sonra nasıl böyle bir mantığı var diye anlamlandıramıyor olabilirsiniz Tavırlarına baktığımızda alakasının bile olmadığını görüyoruz.. Neden ? Çünkü mantık onun doğru olduğunu düşünüyor olabilir. Fakat bu zamana kadar öğrendikleri, karakterini oluşturan olaylar sonucunda verdikleri tepki istedikleri gibi değil.
'Konuşmamak haksızlığı kabul etmek mi?' demektir.
' Konuşmamak haksızlığı kabul etmek mi?' demektir?Bilemiyorum...
Bence; farklı olaylara göre değişebilir. Genede İlla sustunuz diye o haksızlığı kabul ettiğiniz anlamına gelmez. Susmanın bir nedeni olmalı, her şey gibi. Her şeyin bir zamanı ve dozu vardır. Onu aşarsanız, hayatla ilgili farklı yanılgılara sahip olma ihtimalinizi arttırabilirsiniz.
Diyelim ki: karşı tarafa sustunuz o an. Bu bir haksızlık olmayabilir. Bu sadece kendine hakim olmak için zaman ayırıyor olabilirsiniz.
Peki bahsedilen bir haksızlıkla karşılaşılması ve sizin sessiz kalarak geçip gitmeniz ise.. Yani şöyle düşünelim siz o haksızlığa bir şey yapabilecek kapasitedemisiniz? Diyelimki önünüzde bir adam birisine kötü davranıyor. Laf söylüyor. Siz buna ağır olmuyor mu neden öyle davranıyorsunuz vs gibi tepki veriyor iseniz buda haksızlık karşısında tepki verdiğinizi gösteriyor.
2 Ekim 2015 Cuma
Depresyondaki kişiler dünyaya daha gerçekçi bakarlar..
Bu gün: Modern Psikoterapiler Vaka incelemeleri adlı kitapdan alıntı bir cümle ile geniş çaplı düşündüğüm şeyleri sizinle paylaşacağım.
Kitapta diyorki: 'Gün ilerledikçe depresyondaki kişiler kendilerini nasıl hisseder? Daha iyi olma eğilimindedirler. Neden biliyor musun? Çünkü gerçekliği daha iyi hissetmeye başlarlar. Gerçeklik , onların inançlarının içine sızmaya başlar.'
Kesinlikle... Aldığım bir travma dersindede değinilen konu buydu. Depresyon geçirmiş bir kişi sonuçta bildiğimiz belli semptomları gösterecek: Canı bir şey yapmak istemez, Bir yere gitmek istemez, Oturduğu yerde bile sıkılır kendini müziklere vurabilir, Fazla konuşmaz, yanınızdadır fakat başka yerdedir ruhu vs gibi bir çok şey olabilir. Tabiki DSM 5 e göre belli belirtiler gösteriyor ise kişi depresyondadır teşhisi konuluyor. Tabi benim verdiğim belirtiler kendi gözlemlerimin karışımı.
Kitapta diyorki: 'Gün ilerledikçe depresyondaki kişiler kendilerini nasıl hisseder? Daha iyi olma eğilimindedirler. Neden biliyor musun? Çünkü gerçekliği daha iyi hissetmeye başlarlar. Gerçeklik , onların inançlarının içine sızmaya başlar.'
Kesinlikle... Aldığım bir travma dersindede değinilen konu buydu. Depresyon geçirmiş bir kişi sonuçta bildiğimiz belli semptomları gösterecek: Canı bir şey yapmak istemez, Bir yere gitmek istemez, Oturduğu yerde bile sıkılır kendini müziklere vurabilir, Fazla konuşmaz, yanınızdadır fakat başka yerdedir ruhu vs gibi bir çok şey olabilir. Tabiki DSM 5 e göre belli belirtiler gösteriyor ise kişi depresyondadır teşhisi konuluyor. Tabi benim verdiğim belirtiler kendi gözlemlerimin karışımı.29 Eylül 2015 Salı
Yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgi gibiyim..
Bu aralar kendimi çok şairane görüyorum.. Sanki hayatım temelinden değişmiş gibi. Hani kitap okuyupda bittikten sonra tuhaf hissedersiniz ya.. Uzun zamandır hayal ettiğiniz şeylerin hem bittiğine üzülür, hem kitabın bittiğine sevinir, bir yandan da eğer sizi gaza getirebilecek bir kitap ise tuhaf hissedersiniz ya.. Daha doğrusu bu tür duyguların hepsini bir arada yaşadığımız için tuhaf hissederiz ya.. işte böyle bir şey.
Bazen çok hızlı anladığım ve daha çok görsele yakın algıladığım için.. sizde bilirsinizki hemen hızlıca anlatmam gerekiyordur bazı şeyleri. hepsi aklımdadır. Fakat araya bir şey girince unuturum.. Yada anlatırken devamındaki ayrıntıları unutabilirim. Bu yüzdende bazen güzel bir yazıya başladığımda sonu farklı bitebiliyor.. Yada kötü bir şekilde başladığım bir
26 Eylül 2015 Cumartesi
İyii bayramlarr :))
17 Eylül 2015 Perşembe
Susmanın gerçek anlamını bilerek mi davranıyorsunuz? (Bir çoğunuz için Sanmıyorum.!)
'Susmak erdemliktir'
'Söz gümüş ise sükut altındır'
'Konuşarak anlatılmaz herşey, bazen susmak yeter aslında. Unutma; Konuşmak bir ihtiyaç olabilir, ama susmak cevaptır anlayana'

Bu tür sözleri, atasözlerini çok kullanırız. Haklılar değil mi? Genelde bu tür sözleri okuyup anında sosyal medyada paylaşıyoruz. Yapabildiğimiz kadar da bu tür sözleri içimize sindiriyormuş gibide davranıyoruz.
Peki.. ciddi anlamda bura da bahsedilen susmanın ne anlama geldiğini biliyor muyuz?
'Söz gümüş ise sükut altındır'
'Konuşarak anlatılmaz herşey, bazen susmak yeter aslında. Unutma; Konuşmak bir ihtiyaç olabilir, ama susmak cevaptır anlayana'
Bu tür sözleri, atasözlerini çok kullanırız. Haklılar değil mi? Genelde bu tür sözleri okuyup anında sosyal medyada paylaşıyoruz. Yapabildiğimiz kadar da bu tür sözleri içimize sindiriyormuş gibide davranıyoruz.
Peki.. ciddi anlamda bura da bahsedilen susmanın ne anlama geldiğini biliyor muyuz?
16 Eylül 2015 Çarşamba
Neden, bir kişi insanları sevmediğini iddia edebilir ?
Biliyorsunuz ki hayatta nedensiz hiç bir şey yoktur. Elbetteki sevmek istememesi yada sevmeyi red etmesi için bir nedeni vardır o kişinin. Yinede her tanıdığınız insanı objektif ve başkasıyla kıyaslamadan değerlendirmek gerektiğine inananlardanım. Öncekiler gibidir buda diyip hemen infaz etmemek lazım. Belkide her seferinde buda diğerleri gibi çıktı.. Yada ben baştan : çoktan olmayacağını düşünmüştüm diyerek bitiriyoruz insanlarla olan ilişkilerimizi. Yada bir kısmımız ne olduğunu bile anlamıyor. (kendinin ve çevresinin farkında olmayan grup)
Hep böylesi beni bulur der bir kısmı..
Peki ya siz hep aynı tür insan modeli seçiyorsanız?
14 Eylül 2015 Pazartesi
Yanınızda ki insanlara ne kadar değer veriyorsunuz?/doğum gününde ne hediye almalı? :)
İlk aklıma gelen sey: yanınızda sürekli olan insanları ne kadar önemsiyorsunuz :)
- Ciddi bir çıkar ilişkisimi..
- Olsada olur olmasada olur tarzımi
- dostum dediğiniz birisimi..
- arkadaşız işte ya.. :)
Aslinda özur dilerim konuya nasil gireceğimi bilemedim. Doğum gününde sevdiğiniz arkadaşınıza ne hediye alırsınız?
Şu zamana kadar makul hediye alan insanlarin , yoğunluğu oldukça az. Demeyin ki : ben her yıl hediye alıyorum yok işte hep yeni şeyler alıyorum.
10 Eylül 2015 Perşembe
Ve sen.. bir gün anladığında.. her gün gerçekten ölmek isteyeceksin..
Bu gün biraz efkarlanalım..
Adına aşk dediğin o kirli yalanlarının vadesi dolalı çok oldu artık.
Dün gece yıldızlara bakarken yatağımda seni düşündüm.
Ha.. yenilme o temiz egolarına..
Çünkü:
Seni düşünmem seni mutlu edecek türden değildi.
Seni düşünmem, seni bin defa beynimde öldürmemdi.
...
Neden diye sorma bana.. Hak ettiğini söylemeyeceğim.
Sen sadece gülümserken göreceksin beni.
Her gün yeni umutlarla göreceksin..
Her gün yeni neşeyle..
Adına aşk dediğin o kirli yalanlarının vadesi dolalı çok oldu artık.
Dün gece yıldızlara bakarken yatağımda seni düşündüm.
Çünkü:
Seni düşünmem seni mutlu edecek türden değildi.
Seni düşünmem, seni bin defa beynimde öldürmemdi.
...
Neden diye sorma bana.. Hak ettiğini söylemeyeceğim.
Sen sadece gülümserken göreceksin beni.
Her gün yeni umutlarla göreceksin..
Her gün yeni neşeyle..
8 Eylül 2015 Salı
Çürüğün Sebebi Reflü Olabilir...
Gene bir gazeteden alıntı yapıyorum.. (bir not almadığım için orta haber sanıyorumki.. gazete ismi ve tarih yok)
----------------
Ağıza acı su gelmesi olarak tanımlanan reflü hastalığı , astım, bronşit ve diş çürüklerine zemin hazırlıyor. Dent Suadiye Protez ve İmplantoloji Uzmanı Dr. Dt. İlker Arslan , göğüste yanma ve rahatsızlık hissi, ağız kokusu da , görülebileceğini söyledi. Arslan, 'Özellikle sabahları uyandığında ağızda kötü koku ve kötü tat oluşur.
Sizden gelen yazılar / Hayat çok zor. Mücadele etmek çok zor. Şimdiki sevgiler....
Hayat çok zor. Mücadele etmek çok zor.. Genel olarak geçim derdimiz zorlaştı..
Şimdiki sevgiler ;
Oyuncak sevgi.. Geçim derdi bilmeyen. Hayatın çilesini bilmeyenler için hayat çok kolay. Sevgi sabır emek ister. Sevgi dediğin zaman iki günlük aşk değildir omur boyu. Her zaman seni seviyorum demesi gerekir. Hayat.müşterektir.
Şimdiki dostluklar;
On para etmez. Canı yürekten dost olan kalmadı iki yüzlü olan insan çok.
'Yalnızlık Hissi Bunamayı Tetikliyor..'
------------------
Başlığı şu şekilde.. 'YALNIZLIK HİSSİ BUNAMAYI TETİKLİYOR'
'Hollanda da yapılan araştırma, kendilerini yalnız hisseden yaşlıların, çevrelerinde çok arkadaşları olsa bile Alzheimer'a yakalanma riskinin iki kat fazla olduğunu gösterdi. Araştırma, bunama belirtisi göstermeyen 2 bin kişinin 10 yıl boyunca izlenmesiyle yapıldı'
7 Eylül 2015 Pazartesi
'Yorgunsan Sebebi var''... Yorgunluğunuzu yok etmeye ne dersiniz?
Bu gün, güne panomda asılı olan bir konu ile devam etmek
istiyorum. 31 Agustos 2014 tarihine ait olan POSTA gazetesinde dikkatimi
çeken bir haberi sizinle paylaşmak istiyorum.

Başlık olarak YORGUNSAN SEBEBİ VAR! yazılı.
Başlık olarak YORGUNSAN SEBEBİ VAR! yazılı.
'''''''''''' Her sabah alarmı sürekli erteliyor ve uyanınca kendinizi
yorgun hissediyorsanız gün içinde bazı hatalar yapıyor olabilirsiniz.
- Yeterince su içmemek hayati ortanlarınızın yavaş çalışmasına neden olur. Bu da yorgunluk ve halsizlik olarak karşınıza çıkar.
- Kendinizi güçsüz hissediyorsanız ve odaklanmakta güçlük çekiyorsanız demir eksikliği sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Yağsız et, börülce, yumurta sarısı, koyu yeşil yapraklı sebze, kabuklu kuruyemiş ve fıstık ezmesi yiyin.
5 Eylül 2015 Cumartesi
Kişilere olan ilgimizi abartıyoruz.. şımarmaları doğal :)
Keşke bir çiçeği büyütmek kadar insanlarıda içimizde büyütmemiz kolay olsaydı.. Hiçbir etken olmasaydıda sadece sevgiyle gübreyle suyla büyüselerdi. Şimdi gece gece bir çiçekle ne alakası var konu nereden nereye geldi demeyin. :))) Arada ben bir benzerlik gördüm ondan yazıyorum..
Sevdiğimiz insanları kalplerimizde kurutma nedenimizle bir çiçeğin kuruması aynı anlama gelebilir. Aslında karışık bir cümle kurmadım ama anlamamış olabilirsiniz. Onların suyunu biliyorsunuz kaçırdınızmı kuruyorlar.. İnsanlarıda kalplerimiz de tutarken bu aşırılık kısmını çok kullanıyoruz. Haliyle onların çoğuda bu yüzden kuruyorlar. Daha doğrusu bizim tabirimizde.. vazla ilgi ve poh pohlama :).. iyide arkadaşş sen fazla ilgi gösteriyorsun elinde olmadan banada göstersen bende şımarırım bir
yerden sonra.. bende sevildiğimi anlarım ve onun bana tahamül çıtasını yükseltirim. Yani kendi kendine olmazki bu iş.. Bide sevmemizin ayarı yok çoğumuzun. Şimdi doğru konuşalım :). Gösterdikmi ilgi dibine kadar gösteriyorsunuz.
yerden sonra.. bende sevildiğimi anlarım ve onun bana tahamül çıtasını yükseltirim. Yani kendi kendine olmazki bu iş.. Bide sevmemizin ayarı yok çoğumuzun. Şimdi doğru konuşalım :). Gösterdikmi ilgi dibine kadar gösteriyorsunuz.
4 Eylül 2015 Cuma
Peki yalanlarla bir insanı kazanmak yerine doğrularla kaybetmeyi göze aldığımızda .. karşı tarafin durumunu düşünüyormuyuz?
Fakat buna benzer bir olay çevrede meydana gelince dışarıdan izleyen birisi olarak düşündüm. Peki biz gerçekleri söyleyip içimizi o anlamda rahatlatip acımızı yaşarken karşı tarafın hali nasıl olur?
Bu durumu iki açıdan düşüneceğim.
1. Düşünün ki arkadaşınızın size olan hal ve
3 Eylül 2015 Perşembe
2 Eylül 2015 Çarşamba
Sizden gelen yazılar / İçimdeki 'BEN'
Hope Butterfly adlı takipcimizin kendi bloğunda benim isteğim üzerinde yayınladığı yazısı..
İÇİMDEKİ " BEN "
Hayat neydi !? bir yarış mı ? mutluluğu kovalamak mı ? sevgiyi aramak mı yoksa !! Hele bir de hayata bir sıfır yenik başlayanların gözünden bakınca hayata işte o zaman işler biraz daha karmaşık hal alıyor , ben o hayata bir sıfır yenik başlayanlardanım çernobil kurbanı omurilik felci belden aşağısı tutmayan bir kızım ben.. Peki ben mutlu muyum ? yoksa mutlu rolünü oynayan bir polyanna mıyım..!! Hayatı her zaman bir pazıla benzetmişimdir ve benim hayat pazılım
1 Eylül 2015 Salı
Konuşmak ister sözler herşeye rağmen.. Ama gözler sus der.. susda benden anlasın.. Yüz derki bırakın asıl benden anlaması lazım.. O sıra kalp: 'herkes sussun!'.. O beni anlamadıktan sonra.. sizi nasıl anlasın..'
Bazen O kadar yakındır ki başkasının kalbi, ellerinizin arasına.. sanki ufak bir hareketinizde kaybedecekmişsiniz gibidir.. Hem ellerinizde hemde bi o kadar incinmeye müsait.
Hep bir sorun vardır hissedersiniz her gece, yüreğinizi sızlatan. Fakat onun bu kadar sızlandığına emin olamazsınız. Her gün aklınıza geldiğinde 1..2..3.. diye sayıp mantığa yönlendirmeye çalışırsınız kendinizi...
31 Ağustos 2015 Pazartesi
Sizden gelen sorular: Bir insanın bana olan ilgisini nasıl anlayabilirim?Çoğu zaman insanların bana olan ilgisini onları kaybettikten sonra anlıyorum.
Sonsuz adlı takipcimizden:
Bir insanın bana olan ilgisini nasıl anlayabilirim? Çoğu zaman insanların bana olan ilgisini onları kaybettikten sonra anlıyorum. Ya da arkadaşlık kurmak isteme durumlarını anlayamıyorum. Acaba dünya ya çok mu boş bakıyorum?

----
Belkide kendi dediğiniz gibidir.. :) Boş bakıyor demeyelimde.. Nasıl denir.. hani derler ya.. bakmak ile görmek arasında fark vardır. Bakıyorsunuzdur ama ilginiz hep farklı yerde olduğu için görmüyor olabilirsiniz. Merak etmeyin hep genelde kaybettikten sonra algılıyoruz bazı şeyleri. Sanırım bu genetik bir şey bizdeki. İllaki bir şeyleri kaybetmemiz gerekiyor. Neden bilmiyorum.. Yani aslında baktığımız zaman insanlar birbirilerini çok
Bir insanın bana olan ilgisini nasıl anlayabilirim? Çoğu zaman insanların bana olan ilgisini onları kaybettikten sonra anlıyorum. Ya da arkadaşlık kurmak isteme durumlarını anlayamıyorum. Acaba dünya ya çok mu boş bakıyorum?
----
Belkide kendi dediğiniz gibidir.. :) Boş bakıyor demeyelimde.. Nasıl denir.. hani derler ya.. bakmak ile görmek arasında fark vardır. Bakıyorsunuzdur ama ilginiz hep farklı yerde olduğu için görmüyor olabilirsiniz. Merak etmeyin hep genelde kaybettikten sonra algılıyoruz bazı şeyleri. Sanırım bu genetik bir şey bizdeki. İllaki bir şeyleri kaybetmemiz gerekiyor. Neden bilmiyorum.. Yani aslında baktığımız zaman insanlar birbirilerini çok
27 Ağustos 2015 Perşembe
Bu hayatta herşeyin bir nedeni olduğunu unutmayın..
Kusura bakmayın ama siz ne kadar :
- nedeni yok..
- amacı yok davranışlarımın,
- bunu neden yaptılar bana anlamıyorum
- hak etmemiştim
- İnsanlar nedensiz nefret edebilirler..
- nedensiz davranışlar gösterme..
İletişim için..
herhangi bir mail adresinizden aşşağıda yazan mail adresi ile bana ulaşabilirsiniz..
hqyatfelsefesi@gmail.com
Yada isterseniz hızlı bir şekilde sayfanın en altında bulunan 'Hala bizim için bir şeyler karalamadınız mı?' bölümünden de direk mesaj gönderebilirsiniz.
26 Ağustos 2015 Çarşamba
Gecenin hüznü..
Gün geçtikce her şey değişiyordu sanki.. Aslında herşey aynıydı ama dünyamız değişiyordu.. birleşiyorduk.. birbirimize çekiliyorduk fark etmeden.. Bu yüzden sinirliydik birbirimize.. istemsizce değişen bu durumu anlayamamıştık.. günler günleri kovalarken fark etmiyorduk.. bütün olmuştuk.. Hala red ediyorduk birbirimizi hala bir sinir sormayın gitsin..
Sonrasımı?..her gece dolunaya bakan iki çift göz olmaya başladık..
Daha da yaklaştık birbirimize.. sır ortağı olduk... Kimsenin bilmediklerini anlattık
Ailenizin size sevgisini göstermediğinimi düşünüyorsunuz?
(http://www.kizlarsoruyor.com da paylaştığım bir yorumu beğendiğim ve kendi yerimdede böyle bir yorum yapacağımdan ötürü sizlerle burada da paylaşmak istedim.)
Şimdi her çocuğun bir anne ve baba geçişi vardır. Bu döngünün normal işlemesi için burada bir aksaklık olmaması gerek. Eğer bir aksaklık olur ise o zaman ilerde bu çocuğun sevgi anlayışında bazı değişik düşünceler oluyor. Çocukların psikoljisi inanın bana çok karmaşık. Yani bana göre karmaşık bildiğim konulardan ötürü olsa gerek. Aslında çok basit mantıkları varmış gibi durur ama tuhaf algılarlar.. Aileler çocukların sevgi almasındaki çok önemli noktadır.
Şimdi her çocuğun bir anne ve baba geçişi vardır. Bu döngünün normal işlemesi için burada bir aksaklık olmaması gerek. Eğer bir aksaklık olur ise o zaman ilerde bu çocuğun sevgi anlayışında bazı değişik düşünceler oluyor. Çocukların psikoljisi inanın bana çok karmaşık. Yani bana göre karmaşık bildiğim konulardan ötürü olsa gerek. Aslında çok basit mantıkları varmış gibi durur ama tuhaf algılarlar.. Aileler çocukların sevgi almasındaki çok önemli noktadır.
25 Ağustos 2015 Salı
Bazı insanlar diğerlerine nazaran daha rahat depresyona girerler... ya çevrelerindekiler? :)
Bazı insanlar diğerlerine nazaran daha rahat depresyona girerler...

İnsanlar bir zaman sonra acıyada alışıyorlar ve onsuz olamıyorlar :))
Yani bir günü hüzünsüz geçince sıkıntı olıuyor onlar için. Bu yüzden sevgilisinden severken bahane bulup ayrılan bile bulabilirsiniz. Bu aslında baya ciddi bir rahatsızlık çünkü kendilerine ruhen zarar veriyorlar. Böyle bir durumda bir uzmandan yardım almak faydalı olacaktır. Aksi taktirde kendilerine veya yanındakileride strese sokmaları muhtemel. Benim gözlemimce genelde iyi olan şeyleri inkar ederler siz söylesenizde. Sonuçta onların o yükü herkesden herşeyden daha fazladır :)
İnsanlar bir zaman sonra acıyada alışıyorlar ve onsuz olamıyorlar :))
Yani bir günü hüzünsüz geçince sıkıntı olıuyor onlar için. Bu yüzden sevgilisinden severken bahane bulup ayrılan bile bulabilirsiniz. Bu aslında baya ciddi bir rahatsızlık çünkü kendilerine ruhen zarar veriyorlar. Böyle bir durumda bir uzmandan yardım almak faydalı olacaktır. Aksi taktirde kendilerine veya yanındakileride strese sokmaları muhtemel. Benim gözlemimce genelde iyi olan şeyleri inkar ederler siz söylesenizde. Sonuçta onların o yükü herkesden herşeyden daha fazladır :)
Sizden gelen sorular...Neden sürekli sıkılıp, bunalıyoruz?
Benkimim Adlı takipcimizden..
Neden sürekli sıkılıp, bunalıyoruz?
Yani insanlar kendiliğinden sıkılıp bunalmazlar :).. Monoton geçen bir zamandan söz edebiliyor olabiliriz. Yada bu aralar sevgilinizden ayrılmışsınızdır. Yada arkadaşlarınızla kavgalısınızdır.. Yani kendinizi yalnızlığa itmişsinizdir. Nette takılıp bir şey yaptığınız yoktur. Böyle durumda mutsuz olup sıkılma durumunuz gayet normal. Genede yapacak bu zamanda bir çok şey var.. İster resim çizin, ister dil kurslarına katılın, ister yemek yapın.. İster kendinizi kitaplara vurun.. illa hepsi ücretli diye bir durumda yok. ücretsiz ve zevk alabileceğiniz onca şey var.. sahile inip paten kayın arkadaşlarınızla birlikte vakit geçirin..
Yani insanlar kendiliğinden sıkılıp bunalmazlar :).. Monoton geçen bir zamandan söz edebiliyor olabiliriz. Yada bu aralar sevgilinizden ayrılmışsınızdır. Yada arkadaşlarınızla kavgalısınızdır.. Yani kendinizi yalnızlığa itmişsinizdir. Nette takılıp bir şey yaptığınız yoktur. Böyle durumda mutsuz olup sıkılma durumunuz gayet normal. Genede yapacak bu zamanda bir çok şey var.. İster resim çizin, ister dil kurslarına katılın, ister yemek yapın.. İster kendinizi kitaplara vurun.. illa hepsi ücretli diye bir durumda yok. ücretsiz ve zevk alabileceğiniz onca şey var.. sahile inip paten kayın arkadaşlarınızla birlikte vakit geçirin..
24 Ağustos 2015 Pazartesi
Karşı tarafa açılamamak...
En sık gözlenen sorunlardan bir tanesine değinmek istiyorum bu gün.. Karşı tarafa açılamamak. Tabiki bunları çok iyi bir uzman olarak bahsetmeyeceğim. Genede, farklı bir gözlemci olarak belkide daha önce düşünmediğimiz yada cesaret edemediğimiz şeyleri buluruz.
Öncelikle karşımızdakine neden açılamıyor olabiliriz?
- Onu kaybetme tehlikemiz olabilir. (arkadaşca düşünüyordur diye düşünülebilinir..)
- Çok utangaç birisi olabiliriz ve karşı taraf adımı bizden bekliyor olabilir.
- Onu çok seviyor ama ne hissettiğimizi konduramıyor ve bu yüzden erken açılmaktan korkuyor olabilirsiniz
Satış ortaklığı ile ilgili ufak bir bilgi..
Bu gün sizlere ufak bir tanıtım yapmak istiyorum. Yazarak para kazanmak günümüzün oldukca rovanşta olan bir mesleği haline geliyor. En azından bu konuda bilgi almak için baya çaba harcıyoruz. X-Ticaret adlı sitede büyük imkanlar sağlanarak anket, tıklama gibi para kazanma yolları yerine dahada iyi bir yol yani satış ortaklığı imkanını sunuyor sizlere. Bu yerin sahibi olan Musa beyin özellikle sizlere yardımcı olacağından şüpheniz olmasın. Üye olduğunuzdan sonraki ücretsiz dersler maillerinize gelmekte ve bilgi almaktasınız. Ve her ayrıntısı aldığınız döküman ile size sunuluyor.
Tabi bu site harici çoğu site ücretsiz olarak tıklama başına ,anket başına yada ücretli ücretsiz site reklamları başlarına yada bu site gibi ortaklık programları yapan bir çok yer var ve amaçları hem reklam vermek hemde sizlere kazandırmak. Aslında oldukca basit :)
Bence ilginizi çekerse ve siteniz varken yada bloğunuz neden para kazanmayasınız ki? Yada fazla bir bilginiz olmasının zararı olmaz. Bir göz atın derim :)
---
Hala satış ortağı değil misiniz?
http://www.xticaret.com/xticaret/?12_88232_=&ref=10
Tabi bu site harici çoğu site ücretsiz olarak tıklama başına ,anket başına yada ücretli ücretsiz site reklamları başlarına yada bu site gibi ortaklık programları yapan bir çok yer var ve amaçları hem reklam vermek hemde sizlere kazandırmak. Aslında oldukca basit :)
Bence ilginizi çekerse ve siteniz varken yada bloğunuz neden para kazanmayasınız ki? Yada fazla bir bilginiz olmasının zararı olmaz. Bir göz atın derim :)
---
Hala satış ortağı değil misiniz?
http://www.xticaret.com/xticaret/?12_88232_=&ref=10
Bir insanı gördüğümüzde cidden dış görünüşemi önem veririz?
Karşı tarafı kırarak, ne hissettiğinizi hissetmelerini sağlamaktan hoşlanmayan bir kişi ne yapabilir?
Ben başka bir sitede paylaştığım yazıyı belkide sizler orayı takip etmiyorsunuz diye burada da paylaşmak istedim. En azından buradaki okuyucularıda belki ilgisini çekebilecek bir durum vardır.
---Çabuk öfkelenme.. başkalarınında hissettiklerini hissetmesi için direk onlara laf söylemek ile ilgili bir konu üzerine yazı yazmıştım.. Tabiki ben bu konuya aslında değinicektim kendi sayfamdada. Bu biraz isabet olmuş oldu ve burada da paylaşmak istiyorum düşüncelerimi.
'Bu tarz hissetmelerinizin nedeni ne olabilir diye düşünüyorum açıkcası..
Genelde ailede başlar bu hissetme durumu. Acaba aileniz size bu şekilmi aşıladı fark etmeden? ya da onlardan hiçbirşey görmediniz de kötü bir ortamdamı bulundunuz? Genelde psikoloji kendiliğinden bozulmaz. Bulunduğunuz ortama ayak uydurur.
23 Ağustos 2015 Pazar
Şu anki ruh halim: bir bulutun önünü kapattığı Ay gibi.. Çok iyi gizlendiğimi sanıyorum fakat herkesin benim orada olduğumu biliyor..
22 Ağustos 2015 Cumartesi
Bu geceki konum Rüyalar ve uyku olsun :)...
Bu gün kendime rüyalar konusunu seçmiş bulunuyorum. Kendi bilgim (tabiki okuduğum ciddi kitaplara dayanarak ve aldığım derslere) dağarcığı doğrultusunda birazcık bilmeyen kişileri aydınlatmayı amaçlıyorum.
Rüya nedir vs diye konuma başlamayacağım korkmayın :)
İnsanlar neden rüya görürler.. Neden bazen çok korkarız.. Yada halk dilinde karabasan isimli aslında uyku felci dediğimiz şey ne oluyor..
Çoğu zaman denemekten korkuyoruz... Acı cekmek istemiyoruz..
'Hep sanki bir acı çekmemiz gerekiyor gibi bu hayatta..' yanı bu cümle doğru tabiki de gene de yaşamayan insanın anlatılanlarla sadece anlayabilmesi küçük bir dilimdir.
'. Aslında o kadar güzel şeyler var ki çevremizde kör etmişiz kendimizi..' evet peki kişiye bunu yaptıran nedir ? Sonuçta bu kişi durduk yere çevresine kor etmez yada duyarsizlasmaz.
Genede.. görmek istemiyoruz onları.. Çünkü bizi gerçekten mutlu edeceklerini görmüyoruz.. belkide inanmıyoruz.. İnancımızı kırmışız. Ama genede her insan bir şansı hak etmez mi?
Onu çok seviyor olabilirsiniz. Belkide kendinize itiraf edemiyorsunuzdur. Belkide ne hissettiğinizi bilmiyorsunuzdur. Onu görünce tuhaf hissediyorsunuzdur.
'. Aslında o kadar güzel şeyler var ki çevremizde kör etmişiz kendimizi..' evet peki kişiye bunu yaptıran nedir ? Sonuçta bu kişi durduk yere çevresine kor etmez yada duyarsizlasmaz.
Genede.. görmek istemiyoruz onları.. Çünkü bizi gerçekten mutlu edeceklerini görmüyoruz.. belkide inanmıyoruz.. İnancımızı kırmışız. Ama genede her insan bir şansı hak etmez mi?
Onu çok seviyor olabilirsiniz. Belkide kendinize itiraf edemiyorsunuzdur. Belkide ne hissettiğinizi bilmiyorsunuzdur. Onu görünce tuhaf hissediyorsunuzdur.
20 Ağustos 2015 Perşembe
Yas süreci nedir? Sevdiğiniz insanların sizi kullanmasına daha ne kadar göz yumacaksınız?
Yas dediğimiz durum sevdiğimiz birini kaybettikten sonra girdiğimiz bir süreçtir. Bu hayatta her dönem bir sevdiğimizi kaybettiğimizi düşünürsek aslında doğamızda olan ve başladıktan sonra bitmesi gereken bir süreçtir.
Yas dediğimiz durumda ;
Yas dediğimiz durumda ;
- Aşırı özlem,
- Çok sık ağlama,
- Suçluluk duyguları,
- Bazı kaçınma davranışları
- Kaybettiği kişiye ait şeyleri üzerinde taşıma.
- Anlamsızlıkların gelişmesi
Bazen aşk..
Bazen aşk sevdiğini yanında hissetmektir diye cümleme başlamayacağım.
Bazen aşk; sevdiğinin, çayını bu seferde şekerli içip içmemeyi düşünmesi gibidir.. (şekerin kanseri beslediğini düşünüp her seferinde acaba katsammı katmasammı arasında kalmasıdır.)
Bazen aşk; En sevdiğiniz müziği dinlerken, müzik programı bir sonrakine geçtiğinde yüzünüzün ekşimesi ve tekrar o şarkıyı açmanız.. Fakat zamanla o yüzünüzü ekşiten şarkının ağzınıza takılması gibidir..
Bazen aşk; Onun sizin hiç olmayacağını bilerek sevmek demek isterdim fakat bu kendimize haksızlık olacağı için.. Bazen aşk.. onun bizi bir gün seveceğini düşünerek geçirdiğimiz dakikaların saniyelerle olan savaşı gibidir..
Bazen aşk.. Aslında hiç var olmamış.. Aslında her saniyede küllerinde doğan.. Her anın içinde olupta gece yastığa başınızı koyduğunuzda aslında günün sadece o andan ibaret olduğunu ve bomboş geçen bir güne
Bazen aşk; sevdiğinin, çayını bu seferde şekerli içip içmemeyi düşünmesi gibidir.. (şekerin kanseri beslediğini düşünüp her seferinde acaba katsammı katmasammı arasında kalmasıdır.)
Bazen aşk; En sevdiğiniz müziği dinlerken, müzik programı bir sonrakine geçtiğinde yüzünüzün ekşimesi ve tekrar o şarkıyı açmanız.. Fakat zamanla o yüzünüzü ekşiten şarkının ağzınıza takılması gibidir..Bazen aşk; Onun sizin hiç olmayacağını bilerek sevmek demek isterdim fakat bu kendimize haksızlık olacağı için.. Bazen aşk.. onun bizi bir gün seveceğini düşünerek geçirdiğimiz dakikaların saniyelerle olan savaşı gibidir..
Bazen aşk.. Aslında hiç var olmamış.. Aslında her saniyede küllerinde doğan.. Her anın içinde olupta gece yastığa başınızı koyduğunuzda aslında günün sadece o andan ibaret olduğunu ve bomboş geçen bir güne
19 Ağustos 2015 Çarşamba
Sizden Gelen Yazılar... Çoğu zaman duygularıma emin olamıyorum..
Defterlerime arada karalasamda sanırım bende bir günlük tutuyorum. Çoğu zaman duygularıma emin olamıyorum. Ne istediğime. Ne yapmak istediğime. Eskisi gibi değilim biliyorum ama Bu halimide seviyorum.
Ona ne hissettiğimi bilmiyorum. Aşk? Sevgi? Sadakat? Bana güvenmiyorsun dedi. Yanılıyor. Ben ona güveniyorum. Sadece kendime güvenmiyorum. Onu üzmek istemiyorum. Yapamam bunu. Duygularımda emin olmadan bir işe başlamak yapımda yok. Ve o bunun farkında bile değil. Yanımda olmasını içimin bir kısmı isterken.. bir yanımda istemiyor. Ve istemeyen tavrım dahada ağır basıyor. OF bilmıyorum. Yapamıyorum. Birini sevemiyorum. olmuyor. Bulunduğumuz ortamıda bozmak istemiyorum.
Eminimki beni arkadaş olarak görüyor. benim ona farklı sıcaklık hissetmem ve benimle vaktini sürekli geçirmesini istemem hoş değil biliyorum. Ama elimde değil.
18 Ağustos 2015 Salı
Sizden gelen yazılar.. Okula yeni gelen çocuk.. :)
Adını vermek istemeyen bir takipçimizden:
Yazıya, direk konuya girerek başlamak istiyorum. Aslında böyle bir şeyi yazmak beni için çok utandıran bir durum. Teşekkür etmek istiyorum ki bu sayfada paylaşılırken kişisel bilgiler istenmiyor :)
Bazı kişilerden hoşlandım bu zamana kadar. Sevdim zamanında, aşıktı belkide geldi geçti.. Ya aslında geçtiğimiz sene yeni bir çocuk geldi okula ve bir şekilde ne bileyim ya tuhaf hissediyordum çocuğa karşı. Hele bir gün derste kapıyı açıp içeri girmeye çalıştığında yüzümde salak bir tebessüm belirdi. Farklı bir samimi havası vardı. Ne bileyim böyle samimi olması hoşuma gitti. O an öyle utandımki hayatımın en tuhaf anıydı. İlk defa böyle bir şey olmuştu.
Yazıya, direk konuya girerek başlamak istiyorum. Aslında böyle bir şeyi yazmak beni için çok utandıran bir durum. Teşekkür etmek istiyorum ki bu sayfada paylaşılırken kişisel bilgiler istenmiyor :)
Bazı kişilerden hoşlandım bu zamana kadar. Sevdim zamanında, aşıktı belkide geldi geçti.. Ya aslında geçtiğimiz sene yeni bir çocuk geldi okula ve bir şekilde ne bileyim ya tuhaf hissediyordum çocuğa karşı. Hele bir gün derste kapıyı açıp içeri girmeye çalıştığında yüzümde salak bir tebessüm belirdi. Farklı bir samimi havası vardı. Ne bileyim böyle samimi olması hoşuma gitti. O an öyle utandımki hayatımın en tuhaf anıydı. İlk defa böyle bir şey olmuştu.
Bir insanı yalanlarla kazanmak yerine doğrularla kaybetmeyi tercih etmelisiniz.
Şairin dediği gibi: Bir insanı yalanlarla kazanmak yerine doğrularla kaybetmeyi tercih etmelisiniz.
Peki neden? Neden minik yalanlar hayatımızın temelini oluştursun ki? Belki de her zaman sevdiğimiz insanları yalan söyleyerek kazanmayı amaçlıyoruz. Hiç itiraz etmeyin. Hanginiz sevdiğinize sizinle ilgilenmesi için küçük yalanlar uydurmadınız? Bunlar komik veya sizi ona bağlayan ufak güzellikler olabilir. Fakat o zaman dikkat edin. Çünkü unutmayın ki zamanla daha da kötü bir hal alabilir. Bırakın sevdiğiniz sizi olduğunuz gibi kabul etsin onun sevdiği bir model oluşturarak ona kendinizi
17 Ağustos 2015 Pazartesi
Bir insan karşısındakini, nasıl sevdiğini itiraf edebilir ki kendine?
Bir insan karşısındakini, nasıl sevdiğini itiraf edebilir ki kendine?
Ya kendine bile salak rolü oynuyorsa?
Kendini çekilmez biri olarak görüyorsa?
Ona zarar vereceğini düşünüyorsa?
Sürekli onu düşünmeyi kesin.. Şu an bile eminimki onu düşünüyorsunuz. Kim bilir napıyor? Belkide tek bir telefon kadar yakınınızda.. ama ya açmazsa?.. Bazen şartlar uzaklaştırır sevdiğimizden bizi. Ama unutmayın uzaklaşmak yada uzaklaşmamak sizin elinizdedir. Hayat çok zor deriz ya. Hayır yanılıyorsunuz. Hayatın size hiçbirşey yaptığı yok. İnsanlar mahfediyorlar. Ne kadar birbirimizden bağımsız olsakta tanımadığımız insanlar bile bizlerin hayatlarını etkiliyorlar. Seçtikleri seçimler.. yaptıkları..
Ya kendine bile salak rolü oynuyorsa?
Kendini çekilmez biri olarak görüyorsa?
Ona zarar vereceğini düşünüyorsa?
Sürekli onu düşünmeyi kesin.. Şu an bile eminimki onu düşünüyorsunuz. Kim bilir napıyor? Belkide tek bir telefon kadar yakınınızda.. ama ya açmazsa?.. Bazen şartlar uzaklaştırır sevdiğimizden bizi. Ama unutmayın uzaklaşmak yada uzaklaşmamak sizin elinizdedir. Hayat çok zor deriz ya. Hayır yanılıyorsunuz. Hayatın size hiçbirşey yaptığı yok. İnsanlar mahfediyorlar. Ne kadar birbirimizden bağımsız olsakta tanımadığımız insanlar bile bizlerin hayatlarını etkiliyorlar. Seçtikleri seçimler.. yaptıkları..
16 Ağustos 2015 Pazar
Normal bir pazar..
Gene çok sıkılıyoruz hayattan. Belkide bu zamana kadar yaptiklarimizdan sıkılıyoruz. Zaman çok çabuk geçiyor bu hayatta. Pişman olmadan kararlarınızi hızlıca vermelisiniz. Çok geç olmadan. Zamani siz bekleyebilirsiniz fakat çevreniz? Sevdikleriniz? Belkide o kadar zamanları olmayabilir.
Durakta duran bir köpeğe elimdeki ekmeği versemmi versemmi diye düşünürseniz otobüsünüz gelir biner gidersiniz. Hayatta buna benziyor. Size muhtaç olan insanlar oluyor bazen biz ise otobüsümüz geldiği için binip gidiyoruz peki ya geride kalanlar? Şansları olup olmadığını nereden biliyoruz? Haa tabi tabi biliyoruz çünkü biz müneccimiz. Çünkü biz
Durakta duran bir köpeğe elimdeki ekmeği versemmi versemmi diye düşünürseniz otobüsünüz gelir biner gidersiniz. Hayatta buna benziyor. Size muhtaç olan insanlar oluyor bazen biz ise otobüsümüz geldiği için binip gidiyoruz peki ya geride kalanlar? Şansları olup olmadığını nereden biliyoruz? Haa tabi tabi biliyoruz çünkü biz müneccimiz. Çünkü biz
15 Ağustos 2015 Cumartesi
Sizden Gelen yazılar.. Bir zamanlar kaçmak istiyordum..
KonuşamadığımızŞeylerVar Adlı takipcimizden:

Bir zamanlar kaçmak istiyordum uzaklaşmak istiyordum..
Öyle yorgun öyle bitkin oyle çaresiz ... Bulunduğum yerde sanıyordum sorunu bi gidebilsem diyordum bi gidebilsem bitecek. Gidecek güç buldugum anda kaçtım oradan arkama bakmadan koştum koştum koştum..
Dedim bitti her şey yoluna girecek artık çünkü en güvenli hissettiğim yerdeydim... Günler geceleri geceler günleri kovaladı olmadı rahat bir nefes alamadım aldığım nefesin tadına varamadim. Neden olmadı artık unutmaliydim mutlu olmaliydim kendime gelmeliydim
Sonra anladım.. kosarak kaçmak istediğim aynadaki benmişim.
Bir zamanlar kaçmak istiyordum uzaklaşmak istiyordum..
Öyle yorgun öyle bitkin oyle çaresiz ... Bulunduğum yerde sanıyordum sorunu bi gidebilsem diyordum bi gidebilsem bitecek. Gidecek güç buldugum anda kaçtım oradan arkama bakmadan koştum koştum koştum..
Dedim bitti her şey yoluna girecek artık çünkü en güvenli hissettiğim yerdeydim... Günler geceleri geceler günleri kovaladı olmadı rahat bir nefes alamadım aldığım nefesin tadına varamadim. Neden olmadı artık unutmaliydim mutlu olmaliydim kendime gelmeliydim
Sonra anladım.. kosarak kaçmak istediğim aynadaki benmişim.
14 Ağustos 2015 Cuma
Sizden gelen sorular.. Sevdiğim kişi, sevgimizden yorulduğunu söyledi.
Adsız bir takipçi diyorki: Sevdiğim kadınla evlenecektik. Herşey hazırlanıyordu. Fakat ayrıldık. Ayrılma sebebi olarak çok yorulduğunu söyledi. Fazla ilgilenmiyormuşum hanfendi ile. Eşşeklik bende. Devam edelim desemde red etti. Bıraktı beni. Şu an çok mutsuzum.
Aslında bu iliski hakkında pek bir şey bilmiyoruz. Bu yüzden yorum yapabilmek oldukça güç. İki tarafıda dinlemek lazım bir ilişkide. İnsanlar evlilik yoluna girmişlerse sonuçta her şeyi göze alarak bu yoldalardir. Bir çok olasılık olabilir.
-- Yorulmasinin nedeni;
Aslında bu iliski hakkında pek bir şey bilmiyoruz. Bu yüzden yorum yapabilmek oldukça güç. İki tarafıda dinlemek lazım bir ilişkide. İnsanlar evlilik yoluna girmişlerse sonuçta her şeyi göze alarak bu yoldalardir. Bir çok olasılık olabilir.
-- Yorulmasinin nedeni;
İnsanlar hep söz verirler.. Peki ya sonrası?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

